30.12.11

Bir Afrikalının Gözüne Işık Olmak

<br /> <br /> Bir Afrikalının gözüne ışık olmak ister misin?<br /> <br />

“Sargıları açıldığında Muhammed’in gözlerindeki ışıltı, hepimize bu çabanın ne kadar anlamlı olduğunu yeniden hatırlatmıştı.”
Dr. İsa Ahmetoğlu

“Her ameliyattan sonra hastaların ellerini kaldırıp dua etmelerini, doğuştan katarakt olan ve “Annemi görmek istiyorum!” diyerek bize başvuran 14 yaşındaki Ahmet’in ameliyattan sonraki duygu dolu anlarını, ameliyat için sıra bekleyen yaşlı kadınların sevinçlerini şarkılara yansıtmalarını, birlikte çalıştığımız ekipteki gönül dostlarımı unutmayacağım.”
Sağ. Mem. Kadir Ülger

Katarakt ameliyatları sayesinde
54.909 Afrikalı artık görüyor!

Afrika genelinde gözle ilgili rahatsızlık yaşayan 12 milyon insanın yarısı katarakt hastası. Sahra Kuşağı üzerinde yer alan Nijer, Çad, Mali, Burkina Faso, Etiyopya gibi ülkelerde ortalama 40.000 insana bir doktor düşerken milyonlarca insan hayatları boyunca doktor yüzü görmüyor. 2007 yılında “Siz görürseniz onlar da görecek” sloganı ile Afrika’da katarakt ameliyatları projesini başlatan İHH İnsani Yardım Vakfı, sizlerin desteğiyle katarakt hastalarının gözlerine ışık olmaya devam ediyor. Kasım ayı sonu itibarıyla 4 senenin sonunda Afrika Katarakt Projesi ile muayene edilen kişi sayısı 190.505’e, ameliyat edilen kişi sayısı ise 54.909’a ulaştı. Proje halen Sudan, Sierra Leone ve Etiyopya’da devam ediyor. Hayırseverlerin 150 TL ile bir kişinin göz ameliyatına sponsor olabildiği projenin sonunda 100.000 hastanın gözlerinin açılması hedefleniyor.

Bir katarakt ameliyatı bedeli 150 TL'dir






28.12.11

Manevi Kariyer Planlaması


Yeni yılda manevi kariyer planlamanızı yaptınız mı?

Her yıl başında insan döner ve arkasına bakar, ben bir sene boyunca ne yaptım. Sonra da der ki; önümüzdeki bir sene ne yapacağım? Ne yapmalıyım? Belki de oturup önündeki bir seneyi planlar. Arabayı değiştir, yeni ev bak, daha iyi bir iş bul, salon takımını yenile vs. vs.

Tıpkı önündeki yılı planladığı gibi önündeki hayatı da planlar, hatta bu amaçla danışmanlık hizmeti alır, kariyer planlama danışmanları vs.vs.

Hepsi çok güzel, planlayacağız tabi, plansız olmaz. Madem öyle, madem bu kadar plan yapıyoruz, o halde manevi kariyer planlamamızı da unutmayalım.

Nedir manevi kariyer planlaması? Adından da anlaşıldığı gibi.. İç dünyamızı zenginleştirecek, kalbimizi temizleyecek, düşünce dünyamızı zenginleştirecek her türlü faaliyet ve iş manevi kariyer planınıza dahil olabilir. Kişiden kişiye değişir; planın şekli, içeriği. Herkesin planı kendine..

Ne olabilir bu manevi kariyer palnının maddeleri? Biraz düşünelim. Ben kendi planımı burada paylaşacak değilim. Ama neler olabilir diye düşündüğümde:

  • İnşallah .... tarihinde meal okumaya başlayacağım ve bunu ... gün/ay içerisinde bitireceğim.
  • İnşallah namaz kılmayı öğreneceğim, Cumaları namaza gitmeye başlayacağım.
  • İnşallah sadece Cuma namazlarına gitmekle yetinmeyip 5 vakit namazımı kılmaya başlayacağım.
  • İnşallah .... tarihinde tefsir okumaya başlayacağım ve bunu ... gün/ay içerisinde bitireceğim.
  • İnşallah önümüzdeki bir yıl içinde Sahih-i Buhari hadis kitabını okuyacağım.
  • İnşallah önümüzdeki Ramazan ayına kadar en az bir adet (peygamberimizin hayatını anlatan) siyer kitabı edinip okuyacağım.
  • İnşallah Kuran-ı Kerim'i arapçadan okumayı öğreneceğim.
  • İnşallah Açıköğretim İlahiyat Ön Lisans programına kayıt yaptıracağım.
  • İnşallah önümüzdeki yıl takvim bastırıp dağıtacağım, müşterilerime hediye edeceğim.
  • İnşallah .... adet hatim CD'si bastırıp dağıtacağım.
  • İnşallah dini içerikli bir site hazırlayıp yayına koyacağım.
  • İnşallah ... sene/ay içerisinde, Allah nasip ederse umreye gideceğim.
  • İnşallah ... sene/ay içerisinde, Allah nasip ederse hacca gideceğim.
  • İnşallah önümüzdeki bir yıl içerisinde en az ... tane yardım organizasyonuna katılacağım.
  • İnşallah Ramazan'da en az .... kişiye iftar yemeği vereceğim.
  • İnşallah her Cuma günü camiye Cuma namazında 1 saat önce gidip hocayı dinleyeceğim.
  • İnşallah Afrikada insanların faydalanması için bir su kuyusu açtıracağım.
  • İnşallah dünyadaki .... hastalığıyla mücadele eden bir yardım kuruluşuna ... lira bağışlayacağım.
  • İnşallah önümüzdeki hafta hasta olan falancayı ziyaret edeceğim.
  • İnşallah her ay rahmetli ....'mın mezarını ziyaret edeceğim.
  • İnşallah Kütüb-i Sitte hadislerini okuyacağım.
  • İnşallah şu şu şu namaz dualarını ezberleyeceğim.
  • Her gün 10 dakika manevi olarak neredeyim, nereye gidiyorum onu düşüneceğim.
  • ............

Bunlara daha bir sürü şey eklenebilir.

Hepsinin başına “İnşallah” koydum, koymak lazım. 18. sure olan Kehf suresinin 23 ve 24. ayetlerinini diyanet meali: "ALLAH'IN DILEMESINE BAĞLAMADIKÇA (INŞÂALLAH DEMEDIKÇE) HIÇBIR ŞEY IÇIN <<BUNU YARIN YAPACAĞIM>> DEME. BUNU UNUTTUĞUN TAKDIRDE ALLAH'I AN VE: <<UMARIM RABBIM BENI, DOĞRUYA BUNDAN DAHA YAKIN OLAN BIR YOLA ILETIR>> DE. "

İnşallah, Allahü teâlâ dilerse olur manasındadır.

Bir de işin “niyet” tarafına bakalım. Bu planları yapmak aslında planınızda geçen maddelere niyet etmek anlamına gelir. Allah'n rahmeti, bereketi ve ihsanı ile hayırlı bir işe niyet etmekte Allah'ın dilemesiyle o işi yapmış gibi sevap vardır. Yani Manevi Kariyer Planlaması yapmak inanan için karlı bir iştir.


Hadis-i şeriflerde ise buyuruldu ki:

(Her kim ki iyi bir işi işlemeye niyet eder de onu yapmazsa, ona tam bir iyilik olarak yazılır. Niyet eder ve yaparsa, on mislinden yediyüz misline kadar, hatta daha fazla bile yazılır. Kötü bir işe niyet edip, de, yapmayana tam bir hasene 
[iyilik] sevabı, niyet edip yapana ise bir günah olarak yazılır.) [Buhari]

(Bir iyiliğe on mislinden 700 misline kadar sevap verilir. Ancak oruç hariç, Allahü teâlâ, onun mükafatını ben 
[hesapsız] veririm buyurdu.)[İbni Huzeyme]

(Rabbiniz, rahimdir. Bir iyilik yapmak isteyip de yapamayana, bir sevap verir. Yapana on mislinden 700 misline kadar veya daha fazla sevap verir. Kötülüğü isteyip de yapmayana bir sevap, yapana ise bir günah yazılır.) 
[Taberani]

Allahü teâlânın rahmeti, ihsanı boldur. Zerre kadar bir iyiliğe dağ kadar sevap verir. Mülk Onundur, dilediğine dilediği kadar ihsan eder. Kimse Ondan hesap soramaz.

Sevap-günah miktarını, göklerin büyüklüğünü, uzaklıkları ve ahiretteki zamanları ve dünyanın yaratılışını ve mahlukların sayısını bildiren rakamlar, miktar sayısını göstermek için değil, miktarın çokluğunu anlatmak içindir. 
(Marifetname)



Dünyadaki hayatımız için bir çok plan ve program yaparken, manevi dünyamız için de bir takım plan ve programlar yapmayı ihmal etmeyelim, unutmayalım. Bunda çok faydalar ve yararlar var, bizim için güzellikler var, bu güzelliklerden istifade edelim, vakit varken faydalanalım, yarın çok geç olabilir..

Not: Geçen sene bu yazı iki ayrı yazı olarak bu sitede yayınlanmıştı, bazı kısımlarını değiştirip ve iki yazıyı birleştirip tekrar yayınlıyoruz.

27.12.11

C ile Yer Değiştirme (2 Değişken Kullanarak)

İnternette çok ilgimi çeken bir bilgi ile karşılaştım. Programlamadan anlayan hekes bilir ki iki değişkenin içinde tutulan datayı birbirleri arasında değiştirebilmesi için üçüncü bir değişken gerekir. A ile B arasındaki değiştirme işlemi üçüncü bir T değişkeni kullanılarak aşağıdaki gibi yapılır :

T=A;
A=B;
B=T;

Mesele yer değiştirmek değil, mesele sadece iki değişken kullanarak yer değiştirmek derseniz işte kodları:


#include <stdio.h>
void degistir(int,int);
void main()
{ int a=3333, b=9999;


degistir(&a,&b);

printf("a = %d, b= %d ",a,b);
}


void degistir(int *a, int *b)
{
*a^=*b;
*b^=*a;
*a^=*b;
}


Burada yer değiştirme işlemi yapılırken XOR mantığı kullanılıyor. Gerçekten çok güzel hareket.

Bir örnekle gerçekleşen olayları açıklayacak olursak: a’nın 9 (1001 ikilik sistemde), b’nin de 6 (0110 ikilik sistemde) olduğunu varsayalım ve kodda adım adım ilerleyelim,

a^=b; : a=a XOR b, a = 1111


b=^a; : b=a XOR b, b=1001


a^=b; : a=a XOR b, a=0110

Sonuçta olarak yer değiştirme işlemi tamamlandı. 3. bir değişken de kullanılmadı. Bu yöntem XOR kullanıldığından hızlı da bir yöntemdir.

C ile Bubble Sort (Kabarcık Sıralama) -Dinamik Yapı


Aşağıda C ile yazılmış bir sıralama programı var. Programın özelliği sıralanacak sayıların kaç tane olacağı esnek, kullanıcı tarafından belirleniyor. Bubble Sort'dan çok daha verimli sıralama algoritmaları vardır. Hatta sıralama başlı başına büyük bir konudur ama burada amaç biraz da C ve algoritma pratiği yapmak. Bubble sort'un çalışma mantığı yandakiresimden anlaşılabilir.




#include <stdio.h>
#include <stdlib.h>
#include <string.h>

int* bublesort(int*);

void main()
{
       int N,a,b = 0;
       int* sayilar;

       printf("Kac sayi gireceginizi belirtin\n");
       scanf("%d",&N);
       sayilar = (int*)malloc(sizeof(int)*N);
       printf("Sayilari girmeye baslayin\n");
       for(a=0; a<N; a++)
       {
             scanf("%d",(sayilar+a));
       }
       printf("Sayi girisi tamamlandi. Girdiginiz sayilar:\n");
       for(b=0; b<N;b++)
       {
             printf("%d\t",sayilar[b]);
       }

       bublesort(sayilar,N);

       printf("Sayi siralama tamamlandi. Siralanan sayilar:\n");
       for(b=0; b<N;b++)
       {
             printf("%d\t",sayilar[b]);
       }

       free(sayilar);
       getchar();
}

int* bublesort(int dizi[], int N)
{
       int j=0,k=0;
       int temp;

       for(j=0;j<N;j++)
       {
             for(k=j+1;k<N;k++)
             {
                    if(*(dizi+j)>*(dizi+k))  
                    {
                           temp = *(dizi+j);  //temp = dizi[j] ile aynı ifadedir.
                           dizi[j]=dizi[k];
                           dizi[k]=temp;
                    }
             }
       }
       return dizi;
}

26.12.11

"Diyanet TV" Kuruluyor

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyanet TV’nin Ramazan ayında yayına girmesi için çalışmaların devam ettiğini söyledi. 

Başkan Görmez, Diyanet Aylık Dergi’nin 250. sayısının neşredilmesi nedeniyle düzenlenen “250. Sayı Özel Programı”nda yaptığı konuşmada, kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği  “Diyanet TV” hakkında ilk kez konuştu. Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Diyanet Televizyonu’nun Ramazan ayında yayın hayatına başlayacağını söyledi.

Başkan Görmez, detaylarının ileriki günlerde kamuoyu ile paylaşılacağını ifade ettiği çalışma için, “İnşallah Ramazan ayından itibaren Diyanet televizyon kanalını izlemeye başlayacağız. Altyapı hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Önemli bir noktaya geldik” şeklinde konuştu:
www.diyanet.gov.tr adresi de yenileniyor…

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, programda yaptığı konuşmada, web sitesiyle ilgili bilgiler de verdi. Yeni yıldan itibaren Diyanet web sitesinin yeni bir ara yüzle sunulacağını belirten Başkan Görmez, 
www.diyanet.gov.tr adresinin ülkemizin en büyük Kur’an ve hadis portalına ve en fazla içeriği bulunan dini bilgi portalına dönüşeceğini söyledi.

Yüksek çözünürlüklü bir web sayfasının hazırlandığını kaydeden Başkan Görmez, sitenin, yeni yüzüyle yeni yılda takipçileri ile buluşacağını kaydetti.


Gerçekten çok güzel bir gelişme, insanların aydınlanması yolunda bu şekilde aktif ve faal bir diyanet görmek son derece sevindirici ve umut verici. Allah muvaffak etsin.

24.12.11

SEN Kİ FRANSA VİLAYETİNİN CUMHURBAŞKANI sakozy'SİN





Geçen sene Kasım ayında burada yayınladığımız bir yazıyı son gelişmelerden sonra tekrar yayınlama gereği duyduk. Yazımızda "Sen ki Fransa vilayetinin cumhurbaşkanı Sarkozy'sin, ağzından çıkanlara dikkat et." demişiz, hatırlıyorum, haddini bil mi desek yoksa ağzından çıkanlara dikkat et mi desek diye düşünmüştük. Aslında düşünmeye gerek yokmuş. Haddini bil demek bile hafif kalırmış.


Atalarımıza iftira eden iftiracı zorbaların ahirette atalarımızın eteğine yapışıp "hakkını helal et" diye yalvardığını görür gibiyim.


Kasım 2010 tarihli yazımız:


Fransa Dışişleri Bakanı Kouchner resmi ziyaret için Türkiye'ye gelmiş. Fransa denince artık aklıma Montaigne ya da Eyfel gelmiyor, garip bir şekilde Sarkozy'nin Türkiye ile ilgili yaptığı tuhaf çıkışlar geliyor. 

Sen ki Fransa vilayetinin cumhurbaşkanı Sarkozy'sin, ağzından çıkanlara dikkat et.

Türkiye ile Fransa arasında diplomatik ilişkiler, 1525 senesinde Fransa Kralı I. Fransuva'nın Habsbourg İmparatorluğu'na karşı Kanuni Sultan Süleyman'dan yardım istemesiyle başlamıştır. Almanya İmparatoru Şarlken'e Paive'de esir düşen Fransa kralının annesinin Kanuni'ye mektup göndererek yardım istediği söylenir.

Bakın imparatorluğumuzun, o zamanlar vilayetlerimizden bir vilayet gibi gördüğümüz Fransa'nın esir kralına gönderdiği mektup.

Kanuni'nin I. Fransuva'ya mektubu

Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah'ın yeryüzündeki gölgesi Akdeniz'in ve Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve Azerbaycan'ın ve Şam'ın ve Halep'in ve Mısır'ın ve Mekke ve Medine'nin ve Kudüs'ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen'in ve nice memleketlerin sultanı ve padişahı Sultan Bayezid Han oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han'ım. Sen ki Fransa vilayetinin Kralı Fransuva'sın. Hükümdarların sığındığı kapıma elçinizle mektup gönderip, ülkenizi düşman istila edip, şu anda hapiste olduğunuzu bildirip, kurtuluşunuz konusunda bizden yardım talep ediyorsunuz. Söylediğiniz her şey dünyayı idare eden tahtımızın ayaklarına arz olunmuştur. Her şeyden haberdar oldum. Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir. Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. Böyle bir durumda atalarımız düşmanları mağlup etmek ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır. Biz de atalarımızın yolundayız ve daima memleketler ve alınmaz kaleler fetheylemekteyiz. Gece gündüz daima atımız eyerlenmiş ve kılıcımız belimizde kuşatılmıştır. Yüce Allah hayırlara bağışlasın. Allah'ın istediği ne ise olur. Bundan başka haberleri gönderdiğiniz adamınızdan öğrenesiniz. Böyle biliniz. (Dr. Erhan Afyoncu tarafından sadeleştirilmiştir.)

Yabancı hayranı arkadaşlar biraz tarihimizi okusun. Belki o zaman akılları başlarına gelir. 


Ben burada biz şöyleyiz böyleyiz edebiyatı yapmıyorum. Sadece diyorum ki eskiden başardık, yine başarırız, yalnız tek bir şeye ihtiyacımız var, çalışkan olmak.

21.12.11

Devlete ve İlgililere Açık Mektup

Devletimden aşağıda 5 madde olarak sıraladığım işleri yapmasını bekliyor ve talep ediyorum. Bu yazı devlete, devletin ilgili makamlarında oturanlarına, halkı idare işini sırtına yüklenmişlere açık mektuptur.

1.Devletin sahip olduğu bankaların faizsiz muamele yapan kuruluşlara çevrilmesi. (Bakın: Faizsiz bankacılık)

2.Devlete zamanında ödenmeyen ve/veya ödenmemiş çeşitli borçlar için uygulanan gecikme faizinin kaldırılması. (Başka bir yaptırım uygulanmalıdır. İmkanı olmadığından borcunu ödeyemeyenden sadece verilen parada yaşanan değer kaybından doğan zarar da hesaba katılarak borcu tahsil edilir. İmkanı olup da kasıtlı olarak borcunu ödemeyenlerin ise: devlet ana borcu tahsil ettikten sonra ceza olarak borçlunun borcu kadar parayı ayrıca borçludan alır ve borçlunun borcunu geciktirdiği gün sayısınca devlet işlerinde kullanır-dilediği gibi tasarruf eder, gün sayısı dolunca eski borçluya parası iade edilir. Başta imkanı olmadığından ceza uygulanmayanların ekonomik durumlarının iyileşmesi durumunda, iyileşmeye müteakip yukarıda açıklanan gerekli ceza uygulanır.)

3.Devletin kendi kurum ve kuruluşlarıyla kumar organizasyonu yapmayı bırakması. (Milli Piyango, Sayısal Loto, Şans Topu, On Numara vb. kumar oyunları devletin kendi eliyel organize ettiği büyük kumar organizasyonlarıdır.)

4.Genelevlerin kapatılması.


5.Devlet hastanelerinde kürtajın yasaklanması. (İnsanı yaşat ki devlet de yaşasın, bu insan henüz doğmamış olsa da.) (5. madde bu yazıya sonradan eklenmiştir. Ekleme tarihi: 20.04.2012)

Yukarıda 5 maddede sıralanan beklentilerin özünde yatan istekler: devletin faiz almaması ve vermemesi, devlet eliyle kumar oynatılmaması, devlet eliyle zinanın meşrulaştırılmaması ve devlet eliyle henüz doğmamış insanların öldürülmemesidir.

Not: Dikkat edin, bu beklentiler son derece makul mantıklı ve ayakları yere basan beklentilerdir, kesinlikle radikal beklentiler değildir. Aşırı uçlarda istekler değildir. İçinde bulunduğumuz şartlardan dolayı radikal isteklermiş gibi algılanabilir, o nedenle bu açıklamayı yapma gereği duydum. Bir dakika için (varsa) önyargılarınızdan sıyrılıp devletten beklentilerimizi düşünecek olursanız bunların ne kadar normal ve yapılması gereken işler olduğunu, kolaylıkla yapılabileceklerini göreceksiniz. 

19.12.11

Milli Piyango'nun Talihsiz Talihlisi 2012



Yılbaşı gecesinin en talihsiz kişilerinden birini açıklıyorum, hem de haftalar öncesinden. Bu kişi öyle bir kişi ki, bilmeden sırtına o gece çok ağır bir yük yüklenecek. Bu yük öyle bir yük ki, ağırlığını ölçen bir tartı dünya üzerinde yok!

2009 - 2010 sezonunda Fenerbahçe son maçta şampiyonluğu kazandığını zannederek seviniyordu. Talihsiz kişi de kazandığını zannedecek, sevinecek. Belki havalara uçacak, Fenerbahçeliler gibi timsah yürüyüşü yapacak. Ama tüm sevinci boşuna. Çok kısa bir zaman sonra, o yükün ağırlığını ölçen bir terazinin karşısında kendisini bulduğunda, kaybettiklerini anlayacak. Ve diyecek ki; yanlış anons yapmışlar. Ben aslında kazanmamışım, kaybetmişim, yazıklar olsun bana. Bir de o kadar sevinmişim ağlanacak halime.


Ne acı. Yılbaşındaki talihsiz insanın durumu, Sülün Osman’ın Galata Köprüsü’nü sattığı adamınkinden bile kötü. Her iki bedbaht da başta çok karlı bir ticaret yaptığını, az bir karşılığa çok şey kazandığını zanneder. Ancak gerçek açıkça belirdiğinde, neyin ne olduğu kalplerde şüpheye yer kalmayacak şekilde görüldüğünde, her ikisi de aslında satın aldıkları şeyin ne olduğunu anlarlar. Birisi sadece bir hayali satın almıştır, hayal kırıklığı da hayalin yanında hediyesi olarak gelmiştir. Diğeri ise dağlar kadar, milyonlarca liralık günahı satın almıştır, hediyesi ise çetin bir azaptır. Allah dilerse affeder ancak affetmezse; kumar Allah’ın yasakladığı bir iştir ve Allah’ın, emirlerini dinlemeyenlere vaadi açıktır.

Bir de o talihsiz kişi olmak için sırada bekleyenler var.

Yılbaşında asıl talihli kişiler; ikramiye çıkıp da kazandığını zannedenler değil, Allah’ın merhameti ile hiçbir ikramiye kazanamayanlardır. Bunların zararı yalnızca bilete verdikleri paradır. O gözlerine görünmeyen az miktardaki paraya da sonradan çok üzülecekler, o ayrı. Ancak ikramiyenin çıkması durumuna göre izafi olarak daha şanslıdırlar. Bunlardan da şanslısı (gösteriş için yapmadıkları sürece) bilet almayıp bu işten uzak duranlar ve yakınlarını sakındıranlardır.

Yılbaşına az bir zaman kala bilet kuyruğunda bekleyen talihsize yaklaşıp röportaj yapan muhabir “kazanırsanız ne yapacaksınız?” diye sorduğunda talihsizin cevabı: “bir kısmıyla hayır yapacağım” olur. Ve bunu öyle bir söyler ki, zannedersin elinin emeğiyle hayır yapıyor. Paranın tamamını bağışlasa, yine de helal kazanılmış 1 kuruşun bağışlanması gibi olmaz, olamaz. Ancak vatandaş bunu unutarak ya da bilmeyerek kendince, kendi çapında lütufta bulunuyor, yapacağı bağışla kendini aklayacağını zannediyor.



Piyangodan çıkan paranın haram olduğu gibi, piyango bileti almak da haramdır.(Kaynak: İslam Fıkhı Ansiklopedisi) (Bakın: Prof. Dr. Hayrettin Karaman)


Gelin biz kaybedeblerden olmayalım. Medyanın gazına gelip koşarak piyango bileti almaya gitmeyelim. Herkesin yaptığı şeyi, babalarımızdan gördüğümüz şeyi yapmayalım. Milli Piyango bileti almayalım, yakınlarımıza da aldırmayalım. 

18.11.11

Telefonla Dini Soru Sorma


Alo fetva hattından Diyanet İşleri Başkanlığına tüm Türkiyeden sabit hatlardan ve cep telefonlarından sorularınızı sorabilirsiniz.


Aklıma bir şey takıldı, ilmihalde de tam olarak bulamadım, ya da vardı ben anlayamadım, aradım sordum, gerçekten çok rahat, çok güzel bir hizmet. Tavsiye ederim..

Dini Danışma Hattı : 444 17 89


ALO FETVA HATTI NUMARASI: 190 
(Diyanet İşleri Başkanlığı Alo Fetva Hattı Kısa Numarasıdır)



İSTANBUL MÜFTÜLÜĞÜ ALO FETVA ; Nur-u Osmaniye Camii avlusunda bulunan İstanbul Müftülüğü ek hizmet binasına (eski Eminönü Müftülüğüne) taşınmıştır.

İstanbul Müftülüğü Ek Hizmet Binası Adresi:
Molla Fenari Mah. Vezirhan Cad. Nuruosmaniye Avlusu Çemberlitaş/FATİH

Ek Hizmet Binamız Santral:  0212 526 16 80
Ek Hizmet Binamız Faks: 0212 5260958
AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROSU Telefon: 0212 526 16 80 dahili 22

SÖZLÜ FETVA ALMAK İSTEYENLER NURUOSMANİYE CAMİİ AVLUSUNDA BULUNAN İSTANBUL MÜFTÜLÜĞÜ EK HİZMET BİNASINA GELMELERİ GEREKMEKTEDİR.

15.11.11

Teknogirişim Son Başvuru Uzatıldı

Gelenek bozulmadı, başvuru tarihi bu sene de uzatıldı. 

2012 Yılı Teknogirişim Sermayesi Desteği Ön Başvuru Müracaatları 01 Aralık 2011 Günü Mesai Bitimine Kadar Uzaltılmıştır. 
Başvuru Adresi:
BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü, 3. Kat 341 Nolu Oda
Mustafa Kemal Mahallesi Dumlupınar Bulvarı Eskişehir Yolu 2151.Cadde No:154 06510 Çankaya /ANKARA 

kaynak: sanayi.gov.tr

Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı

10.11.11

Dosya Yükleme İşlemi Başarısız Oluyorsa..


İnternette bir yere dosya yükleyemiyorsanız bu yazı tam sizlik.


İnternette bir dosyayı yükleyemiyorsanız bir de dosya ismindeki Türkçe karakterleri İngilizce karakterlere çevirerek deneyin. Örneğin ç varsa bunu c yapın ya da İ varsa bunu I yapın.

Az önce bir iş başvurusu için cv'mi yüklemeye çalışıyorumdum ama bir türlü yükleyemiyorumdum. Hemen aklıma geliştirmekte olduğum İK yazılımındaki dosya yükleme problemi geldi. Bazı dosya isimlerindeki Türkçe karakterler dosyayı sunucuda bir adrese yüklerken problem oluşturuyordu. Biliyorsunuz URL'de Türkçe karakter kullanamıyoruz, dolayısıyla dosya yüklerken de dosya isminde Türkçe karakter bulunması; URL'de Türkçe karakter bulunması manasına geliyor ki bu da hataya neden oluyor.

Demek ki bilgisayar mühendisi olmasak bir dosyayı dahi yükleyemeyecektik :) Dolayısıyla işe de tam olarak başvuramayacaktık. 

Biz iyi kötü, bu tarz problemleri anlayıp kendi çapımızda çözüm getirebiliyoruz ama anlayamayanlar ne yapsın? Neyse ki artık en azından bu yazıyı okuyabilirler :)


7.11.11

Dünyanın En Talihsiz İnsanı

Paylaşmadan kendimi alamıyorum, çok güzel bir yazı, yazıyı aldığım kaynak site www.dinimizislam.com, bu tür yazılar günlük olarak mail adresinize gelsin isterseniz bu adrese(buraya tıklayın) mail adresinizi yazarak mail grubuna da üye olabilirsiniz. Üyeliğiniz mail adresinizi yazdıktan ve "Üye Ol" butonuna bastıktan sonra mail adresinize gelen doğrulama mailindeki bağlantıyı tıklamanız gerekiyor, hepsi bu kadar. Mail adresinize bu tarz yazıların otomatik gelmesi güzel oluyor, tavsiye ederim. 

Dünyanın en talihsiz insanı, Allahü teâlâya güvenmeyen veya güveni az olandır. Çocuk daha anne karnındayken, Cebrail aleyhisselam, ona der ki:
(Sakın rızkından endişe etme! Allah senin rızkına kefildir. Dünyaya geldiğinde senin olacak rızıkların hepsinin üstüne senin ismini yazmıştır. Sen rızkını aradığın gibi, o da seni arar.)
Cenab-ı Hak daha anne karnında kefil oluyor. Onun için, dünyanın en ahmak insanı, rızkı için endişe duyandır. Bizi yoktan var eden, her an varlıkta durduran ve rızkımıza kefil olan, niye vermesin?
İnsanın şerefi, itibarı, ilim ve edepledir. Çok mal mülk ve yüksek etiket sahibi olmak, itibar kaynağı değildir. Cenab-ı Hak itibarı dine koymuş, itibarsızlığı dünyaya vermiştir.
(Herkes âhirette sevdikleriyle beraber olacaktır) hadis-i şerifi de gösteriyor ki, Allah ve resulü ile onların sevdiklerini sevenler, onlarla beraber haşr olacak. Ama bunlarla hiç ilgisi olmayanları seversek, biz de onlarla beraber haşr olacağız. Sonra kime dert yanacağız?
Peygamber efendimiz, (Bu dünyada garip gibi yaşa!)buyuruyor. Çünkü hiçbir dünyevî itibar bize bir şey kazandırmaz, ancak bütün varlığından çıkmış ve Allahü teâlânın kudreti, kuvveti içinde kendisini garip hissedebilenler rahat eder. Nitekim(Fakirlikle iftihar ederim) hadisi şerifinin manası şöyledir:
(O kadar her şeyden sıyrıldım ki, içimde, dışımda Allah sevgisinden, Onu hatırlamaktan, Onu anmaktan başka tek bir zerre kalmadı. Hepsinden sıyrıldım ve bununla da iftihar ederim.)
Gelip geçici olan, ölünce hiç olan bir şeyle gece gündüz uğraşanlar, öldükleri zaman hiç olurlar. O hâlde hayatı boyunca hiçle uğraşanlar da, netice itibarıyla hiçtir. Bir gün hepsini bırakıp gideceğimiz bir nesne için iftihar etmeye, övünmeye değer mi? Müminin varlığı, malı mülkü, Allah için verilendir.
Peygamber efendimiz, bir Kurban Bayramında, Âişe validemize, (Kurban etini ne yaptın?) diye sordu. Âişe validemiz, (Ya Resulallah, hepsini dağıttım, fakirlere verdim, sadece iki kürek bize kaldı) deyince, (İki kürek hariç hepsi bize kaldı. Bu iki kürek bize kalmadı. Keşke onları da verseydin)buyurdu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...